MEDENİ YARGILAMA HUKUKUNA İLİŞKİN TEMEL İLKELER
• Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlık ilkesi
• Adil yargılanma hakkı (A.Y 36)
• Usul ekonomisi ilkesi (A.Y 141)
• HMK 24 vd. diğer ilkeler
• Sadece ilk derece değil, tüm derece mahkemelerini
bağlar.
• İlkelere uyulmaması kararların bozulmasına ya da usuli
işlemden sonuç alınmamasına yol açabilir.
TASARRUF İLKESİ
• HMK 24
• (1) Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın,
kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz.
• (2) Kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimse kendi lehine
olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz.
• (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava
konusu hakkında, dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisi devam eder.
• Ceza yargılamasında bu ilke geçerli değil! Savcı şikayete
bağlı olmayan suçlar içinde ve ihbar olmadan da kamu davası açabilir.
TASARRUF İLKESİ :
YARGILAMANIN BAŞLATILMASI BAKIMINDAN
• Bazı hallerde ortaya çıkabilecek zaruri ihtiyaçları
karşılamak için bu gibi hâllerde cumhuriyet savcısına hukuk davası açma
ödevi yüklemiştir (m. 70). Örneğin, evliliğin butlanı sebeplerinden
birisinin mevcut olması hâli. Ancak butlandan haberdar olan hâkim bunu re’sen
ele alarak karar veremez.
Yargıtay’a göre davadan feragatin
caiz olmadığı bazı haller:
Hâkimlerin hukuki sorumluluğu
sebebiyle açılan tazminat davaları
İş Mahkemelerinde görülen hizmet
tespit davaları
TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ
• Tasarruf ilkesinin uzantısıdır.
• HMK 26: (1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan
fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha
azına karar verebilir.
• (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun
hükümleri saklıdır».
• Bu ilkenin bazı istisnaları:
• Boşanma davalarında hâkim, talep boşanma olmasına rağmen
ayrılığa karar verebilir.
• Manevi tazminat talep edilmişse, TMK 58 uyarınca hâkim tazminatın
ödenmesi yerine veya onun yanında diğer bir giderim biçimini de
kararlaştırabilir.
• Üst derece yargılamasında, «aleyhe bozma yasağı»: Hükmün
kanun yoluna başvuran tarafın aleyhine bozulamaması
TARAFLARCA GETİRİLME İLKESİ
• HMK 25: «(1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında,
hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden
dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.
• (2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden
delil toplayamaz».
RE’SEN ARAŞTIRMA İLKESİ
• Re’sen Araştırma İlkesi: Vakıaların ve delillerin hâkim
tarafından kendiliğinden toplanmasını ifade eder.
• Taraflarca getirilme ilkesinin zıddıdır.
• Uygulanması için açık bir hüküm olması gerekir.
• Özellikle kamusal menfaatin söz konusu olduğu davalarda
(örneğin, derneğin amacının ahlaka aykırı hâle geldiği gerekçesiyle feshi
amacıyla açılan dava) geçerli olur.
• Usûl hukukuna ilişkin olan dava şartlarının varlığı veya
yokluğu açısından da re’sen araştırma ilkesi geçerlidir.
• Örn. Taraf tanık deliline dayanmamışsa hakim tanık
dinleyemez.
TEKSİF İLKESİ
• Vakıaların ve delillerin ne zaman, hangi aşamaya kadar
mahkemeye getirileceğidir.
• HMK 141
• Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile
serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin
karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut
değiştirilemez.
• (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda
ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.
• Sonradan delil gösterilmesi
• HMK 145’e göre “Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra
delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı
geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın
kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin
verebilir”.
HUKUKİ DİNLENİLME HAKKI
• Hukuki Dinlenilme Hakkı
• Adil yargılanma hakkı (AY 36)
• Hakimin her iki tarafa eşit imkan sunması; silahların
eşitliği
• HMK 27: (1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer
ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına
sahiptirler.
• (2) Bu hak;
• a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
• b) Açıklama ve ispat hakkını,
• c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini
ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir».
• 1.Bilgi sahibi olma: Buna göre, hükme esas alınacak bir
vakıa hakkında davacı veya davalının önceden bilgi sahibi olması gerekir.
Tarafların, bilgilerine sunulmayan bir vakıaya karşı koymaları beklenemez.
• Usulüne uygun tebligat
• Adres araştırması yapılmaksızın ilanen tebligat yapılması,
hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder.
• 2. Açıklama ve ispat hakkı (HMK 189 vd) tanınması
• 3.Dikkate alınma: A.Y
141 gereğince mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunluluğu
• Hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilirse, adil yargılanma hakkı
ihlal edildiğinden, bireysel başvuru ve iç hukuk yolları tüketildiğinde AİHM
sürecine neden olur.
USÛL EKONOMİSİ İLKESİ
• (A.Y 141, HMK 30):
• HMK 30: «Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir
biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür».
• HMK 94: (kesin süre)«- (1) Kanunun belirlediği süreler
kesindir.
• (2) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar
verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden
süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden
süre verilemez.
• (3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde
yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar».
• HMK 115/3: «Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına
girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm
anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından
ötürü, dava usulden reddedilemez».
ALENİYET İLKESİ
• MADDE 28- (1) Duruşma ve kararların bildirilmesi alenidir.
• (2) Duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak
yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli
kıldığı hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut resen mahkemece
karar verilebilir.
• Dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü
• MADDE 29- (1) Taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak
zorundadırlar.
• (2) Taraflar, davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin
açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlüdürler.
HÂKIMIN DAVAYI AYDINLATMA
ÖDEVİ
• MADDE 31- (1) Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu
kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü
hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil
gösterilmesini isteyebilir.
• MADDE 32-(2) Okunamayan veya uygunsuz yahut ilgisiz olan dilekçenin yeniden düzenlenmesi için uygun bir süre verilir ve bu dilekçe dosyada kalır. Verilen süre içinde yeni bir dilekçe düzenlenmezse, tekrar süre verilemez.
0 Yorum