HAYLAZ’ IN EVE GELİŞ ÖYKÜSÜ
14 haziran günü…
oğlum beni aradı “Baba, bir kedi yavrusu var sitenin bahçesinde , gözlerini
açamıyor, iltihaplanmış, arka ayakları üzerinde de duramıyor, sanırım kırılmış.
Yavruyu Veterinere götürmek istiyorum” dedi.
Önce annesine sormuş, annesi yanında parasının olup olmadığı
sorup, var cevabını alınca götürebilirsin demiş ancak babanı ara, babanla
beraber götür demiş.
Ertesi gün yani 15 Haziran da Üniversite sınavı var, bu
nedenle “Bırak oğlum, yarın sınava gireceksin” demek geldi içimden ama tuttum
kendimi , kedi sever, hayvan sever bir insan olarak bunu diyemezdim, sınav öncesi moralinin de
bozulmasını istemedim “Tamam oğlum
dedim, kararı sana bırakıyorum, Veterinere götürmek istersen götür”.
Uzakta olmama rağmen yine de içim elvermedi ve ben de
Veteriner e gittim. “Kedi yavrusu getiren bir genç geldi mi buraya? “ diye
sordum. Veteriner bayanın gözlerinin içi parlıyordu: “Biraz önce gitti. Evet
sarman bir yavru getirmişti, sokakta bulmuş, gözleri iltihaplanmıştı,
pirelenmişti.Ayrıca arka ayaklarından birinde de sorun var. Merhemini sürdüm,
iğnesini yaptım. Sizi tebrik ediyorum beyefendi, çok vicdanlı bir çocuk
yetiştirmişsiniz…” dedi.
Çok mutlanmıştım veterinerin sözlerinden, siteye geldiğimde
sitenin arka bahçesinde oğlumu kediyle beraber ilgilenirken gördüm, bir kaba
süt koymuş, içmesini sağlamıştı.Ben de gittim yanlarına oturdum, veterinere
uğradığımdan, güzel sözler duyduğumdan vs. bahsettim kendisine de. Oğlum kediye
eve almak istediği söyledi, olacak şey değildi istediği…
Üniversite de iken benim de bir dönem kedim olmuştu bekar
evimde ama nasıl olurdu şimdiye kadar hep direnmiştik eve kedi alınması isteğine ve yıllardır site
bahçesinde baktığımız bir kedimiz zaten vardı: Minnoş . Doğal yaşantısından
koparmak doğru da gelmiyordu bana.Bu
nedenle kabul etmedim.
Ama oğlumun ve annesinin ısrarına daha fazla dayanamadım. Bu
kararımda özellikle oğlumun şu sözü
etkili oldu: “Baba, bu yavru kedi site dışından buraya getirilip
bırakılmış.Yavruları olan kedinin yanına bıraktım o da kendi yavrusu olmadığı
için kabul etmiyor, yavruya saldırıyor. Gözleri tedavi edilmezse kör olur,
ayağı da sakat. Bu kediyi burada bırakırsam ölür. Hem siz benim doktor olmamı
istemiyor musunuz? Doktor olduğumda bir hastayı nasıl yüzüstü bırakamazsam,
benim peşimden gelen bu hasta yavruyu da böyle bırakamam”.
14 Haziran dan bu yana evimizde bir Haylaz var. Evin her tarafında özgürce dolaşıyor. Biraz büyüsün bahçeye bırakırız diye düşünüyordum ama gittikçe alışıyoruz ve dışarda iken özlüyoruzJ

NOT: Maalersef Haylaz 3-4 yıldır eve gelmiyor ya da gelemiyor.