practice

ESER SÖZLEŞMESİ

ESER SÖZLEŞMESİ   (EREN, Borçlar Hukuku GH,s.591-713)

Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibin de bunun karşılığında  bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.( m.470)

Mevzuat Hükümleri: Eser sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunu (TBK)  m.470-486 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bayındırlık işleri Genel Şartnamesi ve dayanağını oluşturan, özel idareler ve belediyelerin inşaat işlerinin tabi olduğu 2886 s.Devlet İhale Kanunu (DİK); 5018 s. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu; kamu ihale sözleşmelerine ilişkin yapım işlerinin yürütülmesinde uygulanacak esasları düzenleyen Yapım İşleri Genel Şartnamesi ve (53/b maddesi ile) dayanağı 4734 s. Kamu İhale Kanunu (KİK)…özel hukuk (  TBK) dışında kamu hukuku kökenli, eser sözleşmesine ilişkin hükümlerin yer aldığı düzenlemelerdir.

Sözleşmenin Nitelikleri: tam iki tarafa borç yükleyen, ivazlı, rızai ve adi edimli bir sözleşmedir. Borç doğuran bir sözleşmedir. Yüklenicinin temel borcu eser meydana getirmek  ve bunu işsahibine teslim etmektir. İşsahibinin temel borcu da üstlendiği bedeli ödemektir. Diğer işgörme sözleşmeleri olan hizmet ve vekalet sözleşmelerinden ayıran en belirgin özelliği belirli bir sonuç, belirli bir eser vücuda getirilmesi borcudur.Bedelin belirlenebilir olması yeterlidir. Yüklenici ücret almamış ise, bu durumda eser sözleşmesinden değil vekalet sözleşmesinden veya eser sözleşmesi benzeri isimsiz (karma) bir sözleşme olduğu ileri fikri sürülmektedir.Tarafların karşılıklı irade beyanları ile sözleşmenin esaslı noktalarında anlaşmaları ile sözleşme kurulur bu nedenle, rızai sözleşmedir. Eser sözleşmesi, niteliği gereği ani edimlidir, bazı yazarlar meydana getirilmesi uzun zaman alan eser sözleşmeleri “sürekli eser benzeri sözleşme” olarak nitelendirilmektedir. Genellikle bireysel/tekil sözleşme şeklinde düzenlense de özellikle büyük inşaat işlerinin kanu edildiği, genel işlem koşullarını da içeren bir çerçeve sözleşme olarak düzenlenmesi de mümkündür.

Sözleşmenin Unsurları: a) Bir eser ortaya çıkarma, b) Bedel ödeme, c) Anlaşma

Eser kavramının mahiyeti tartışmalıdır:

a)      Maddi eser görüşü: Bu görüş sadece maddi varlıkları eser olarak kabul etmektedir, hatta maddi olmayan varlıkları içeren sözleşmeleri de eser sözleşmesi olarak kabul etmemektedirler. Maddi eser, taşınır bir mal olabileceği gibi bir taşınmaz mal da olabilir. Bir baraj yapımı da, bir masanın yapılması da eserdir. Eser, insan eliyle de yapılabilir, makine ile de.

b)      Maddi ve manevi eser görüşü: Bu görüşe göre, eser kavramı TBK m.470 anlamında maddi eserleri içerdiği halde maddi olmayan eserleri de içerir. Bir binanın yapılması da binanın  inşaat plan ve projesinin çizilmesi de  eserdir.Türk ve İsviçre hukukunda, hatta Alman Hukukunda  hakim olan görüşe göre, objektif olarak tespiti mümkün olan,bir bütün oluşturan ve çalışma sonucu olan maddi veya manevi her sonuç eser olarak nitelendirilebilir. Doktrinde maddi mal dışındaki eserleri kabul etmeyen yazarlar da vardır. Bunun yanında, gayri maddi ürünlerin eser sayılabilmesi için bir cisim üzerinde yer almaları gerektiğini savunalar da vardır. Borçlar Kanununda, eser sözleşmesinden başka edim sonucunu doğrudan öngören bir sözleşme öngörülmemiştir. Eser sözleşmesinin konusunu maddi veya gayri maddi şeylerin oluşturmasından ziyade eserlerin derecelendirilmesinde objektif bir değer ölçüsünün eksik olmasından kaynaklanmaktadır. EREN’e göre, maddi varlığı olmayan işgörme sonuçları, objektif bir bütün oluşturmaları ve borçlunun da yerine  getirmede yeterli olması halinde eser kavramı içinde yer alabilir. Örneğin bir hastanın bakım ve tedavisi, bir öğrenciye ders verilmesi mutlaka olumlu sonlandırılamayacağı için eser olarak kabul edilemez.

 

Fikri Eser Sözleşmesi, maddi olmayan sonuçların da eser sayılması nedeni ile bu tür eserleri meydana getirme yükümünü içeren sözleşmedir.

 

Mimarlık sözleşmelerinin, tekil mimarlık sözleşmesi, inşaat yönetim sözleşmesi, tam mimarlık sözleşmesi, genel mimarlık sözleşmesi gibi çeşitleri vardır. Tekil mimarlık sözleşmesi hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesi, inşaat yönetim sözleşmesi vekalet sözleşmesidir. Ancak, tam mimarlık sözleşmesinin hukuki niteliği tartışmalıdır. Bazı yazarlar tam mimarlık sözleşmesini vekalet sözleşmesinin hükümlerine tabi tutmakta iseler de Federal Mahkemenin de kabul ettiği diğer yazarların görüşüne göre; hem yapının plan ve projelerinin yapılmasını, hem ihale ve maliyet hesaplarının çıkarılmasını, inşaatın yönetim ve denetim işlerinin yürütülmesini içeren geniş çaplı, karma bir sözleşmedir.

 

“Meydana getirme” ( m.470) sadece eseri yapma değil, değiştirme hatta ortadan kaldırmayı kapsar şeklinde geniş yorumlanmalıdır. 

 

Eser ortaya koymanın karşılığı bir bedelin ödenmesidir. Bedel, ilke olarak bir miktar paradır. Bedelsiz yapılmış ise, ortada eser değil, vekalet sözleşmesi veya isimsiz ( karma) bir sözleşme var demektir.

 

Eser sözleşmesinin geçerliliği ilke olarak herhangi bir şekil şartına bağlı değildir. Ancak, taşınmaz mal satışı eser sözleşmesiyle birlikte karma veya bileşik tek bir sözleşme içinde yapılmışsa, sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerekir. Arsa sahibiyle yüklenici arasında yapılan arsa karşılığı inşaat sözleşmesi de taşınmazın, yani bağımsız bölümlere ilişkin arsa paylarının mülkiyetinin geçirilmesini amaçladığından, sözleşmenin geçerliliği resmi şekilde yapılmasına bağlıdır.

 

Arsa karşılığı inşaat sözleşmesi niteliği itibariyle çift tipli ( çift edimli) bir karma sözleşmedir. Yargıtay’a göre kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde uygulanması gereken mevzuat: TBK m.470 vd.  TBK m.237/2, TMK m.706, Noterlik Kanunu m.60 uygulanmalıdır. Arsa karşılığı inşaat sözleşmesi  noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır.

 

Yargıtay a göre, her ne kadar arsa payı karşılığı bağımsız bölüm yapımına ilişkin  sözleşme şekil şartına uyulmadan (resmi şekilde yapılmadan) yapılmış ve taraflar edimlerini tamamen ifa etmişlerse, tarafların, özellikle yüklenicinin şekil noksanlığını ileri sürmesi hakkın kötüye kullanılmasını oluşturur. ( Y HGK, 09.06.1982, 1982/15-1613, 565 ). DİK’ e göre ise  söz konusu sözleşmelerin Noterlerce tescil edilmeleri ve sözleşmedeki imzaların da tasdik edilmesi gerekmektedir. Hiçbir şekle tabi olmayan bir sözleşmenin yapılması  da yine taraflar isterler ise yazılı vera resmi şekle tabi tutabilirler.

 

Eser Sözleşmesinin Bazı Sözleşmelerden Farkı:

 

ESER SÖZLEŞMESİNİN HİZMET SÖZLEŞMESİNDEN FARKLARI

 

Her iki sözleşme de bir başkası ad ve yararına işgörme edimini içerir.

Her iki sözleşme de iki tarafa borç yükleyen ivazlı bir sözleşmedir. İki sözleşme arasındayi ayrım özellikle  evde hizmet, parça başına veya götürü işte zorluk arzeder (m.411). Bir kimse tüm faaliyetini sürekli ve dönemli edimlerleaynı işverene sunmaktaysa eser sözleşmesi sözkonusu olur.

 

Hizmet sözleşmesinde işçi belirli veya belirsiz bir  süre ile işverene bağımlı olarak hizmet sunar. İşçinin hizmet edimini özenle yerine getirmesi yeterlidir.

İşçiye ücret sonuçtan bağımsız olarak ödenir.Borçlanılan, edim fiilidir. İşçi kusurları ile verdiği zararlardan sorumludur  (m.400) Hasar , işverene aittir. Hizmet sözleşmesi, tipik sürekli sözleşmedir. İşçi işverene bağlıdır. İşçi ise işverene ait araç ve gereçleri kullanır. Hizmet sözleşmesi ise geçerliliği yönünden bir şekle tabi değildir.

 

Eser sözleşmesinde yüklenici esas itibariyle bir eser oluşturup onu iş sahibine teslim etmeyi  borçlanır.  Sonuç ortaya çıkmamış ise yüklenicinin özenli çalışması ifada bulunmuş sayılması sonucunu doğurmaz.  Ücretin/bedelin ödenmesi eserin meydana gelmesi gerekir.Borçlanılan edim sonucudur. Yüklenicinin ayıplardan sorumlu olması için kusurlu olması şart değildir. (m.475). Hasar –İlke olarak) yükleniciye aittir. Ani edimli sözleşmedir. Yüklenici ise –bazı talimatları alma hariç- iş sahibine bağımlı değildir. Kural olarak yüklenici  eseri kendi araç ve gereciyle meydana getirir.

Arsa karşılığı inşaat sözleşmesi gibi bazı türler dışında kural olarak eser sözleşmesi bir şekle tabi değildir.

ESER SÖZLEŞMESİNİN VEKALET SÖZLEŞMESİNDEN FARKI

Vekalet sözleşmesinde de vekil eser sözleşmesinde olduğu gibi belirli bir uzmanlığı temsile eder ve her ikisinde de işçiye oranla vekil ve yüklenici daha bağımsız hareket ederler. Öğretim faaliyetinde bulunulması, hekimin hastayı tedavi etmesi, avukatın davayı yürütmesi, ücret karşılığı bilgi ve danışmanlık verilmesi işleri vekalet kapsamına girer.  Eser sözleşmesinde de vekalet sözleşmesinde de güven unsuru önemli rol oynar. Vekil sözleşme ile bir sonucu borçlanmadığı gibi garanti de etmez. Vekil bir eser meydana getirmeyi değil, bir edim fiilini özenle yürütmeyi üstlenir. Borçlu üstlendiği sonucu objektif olarak yerine getirebilecek durum, yetenek ve güçte değil ise  vekalet sözleşmesi  söz konusu olur.Vekil sebep olduğu zarardan ancak kusuru varsa sorumlu olur. Sözleşmeyi fesheden vekil ilke olarak sorumlu olmaz ( n.512) .Vekalet sözleşmesinde vekil borcu ilke olarak şahsen  yerine getirmek zorundadır. İşin görülmesinin gerektirdiği masraflar vekalet verene aittir. Vekalet sözleşmesi ivazsız da olabilir. İvazalı da olsa işini özenle yaptığı takdirde sonuç meydana gelmese de ücrete hak kazanır. Vekaletin geri alınması her zaman mümkündür.

Eser sözleşmesinde ise belli bir sonuç borçlanılır. Eser sözleşmesinde sonuç (eser) unsuru üstlenilir.Borçlu üstlendiği sonucu objektif olarak yerine getirebilecek durum, yetenek ve güçte ise  eser söz konusudur.Yüklenici kusursuz olsa bile teslim ettiği eserdeki ayıptan sorumludur. Eser sözleşmesinde sözleşmeden dönen iş sahibi  yüklenicinin uğradığı zararların tamamını tazmin etmek zorundadır. (m.484) . Eser sözleşmesinde ise – aksi kararlaştırılmamış ise-  yüklenici işi başkasına yaptırabilir. Ancak, kişisel edimin ağır bastığı durumlarda yüklenici de eseri bizzat meydana getirmek durumundadır. İşin görülmesinin gerektirdiği masraflar yükleniciye  aittir. Eser sözleşmesi ise ivazlıdır. Sonuç meydana gelmezse yüklenici bedel talep edemez. Dönme sıkı şartlara bağlanmıştır.

ESER SÖZLEŞMESİNİN SATIŞ SÖZLEŞMESİNDEN FARKI

Hem eser hem de satış sözleşmesinde  yüklenici ve satıcı, işsahibine ve alıcıya kararlaştırılan şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlenir.meydana getirilmesi istenen eser sözleşmenin yapıldığı sırada hazır ise bunun devrine ilişkin sözleşme satış sözleşmesidir. Hem eser hem de satış sözleşmesinde  yüklenici ve satıcı, iş sahibine ve alıcıya kararlaştırılan şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlenir.meydana getirilmesi istenen eser sözleşmenin yapıldığı sırada hazır ise bunun devrine ilişkin sözleşme satış sözleşmesidir. Satıcı alıcıya hazır bir şeyi teslim ve devreder.

Buna karşılık malın varlığı  esas olup montaj işi yan edim ise burada satış sözleşmesi vardır. Yüklenicinin kişisel yetenekleri ikinci derecede önem taşıyorsa, anonim, gayri şahsi bir nitelik arz ediyorsa veya iş sahibi dışındaki kişilerin ihtiyaçlarına hizmet ediyorsa satış sözleşmesidir. Malzeme unsuru yoğundur.Alıcının satıcıya talimat verme yetkisi yoktur.Hazır konfeksiyon ürünü bir elbisenin siparişi satış sözleşmesidir.

Eser, sözleşmenin kurulmasından sonra meydana getirilecekse burada eser sözleşmesinden söz edilir. Yüklenici ise meydana getireceği şeyi   teslim ve devreder. Satılan şeyin montajı yükümlülüğü ağır basıyorsa eser sözleşmesinden söz edilebilir. Yüklenicinin kişisel yetenekleri ön planda ise eser sözleşmesinden söz edilebilir. Emek unsuru yoğundur.İş sahibi yükleniciye talimat veri.Ölçü aldırıp elbise diktirilmesi işi eser sözleşmesinin konusudur.

ESER SÖZLEŞMESİNİN YAYIM SÖZLEŞMESİNDEN FARKI

Her iki sözleşme de işgörme ve bir eser meydana getirme amacıyla kurulur. Yayama ve eser sözleşmelerinde yayımcı ve yüklenici diğer tarafa  bir eseri basma bir sonuç meydana getirme borcu altına girer.

Yayımcının eseri çoğaltıp yayma yükümlülüğü vardır. Yayım sözleşmesinde eser üzerindeki mali haklarını yayıncıya devreder. Yarar ve hasar yayımcıya aittir. Yüklenicinin eseri topluma yayma yükümlülüğü yoktur.  İşsahibi eseri yükleniciye devretmez. Eser sözleşmesinde yüklenicinin eser üzerinde fikri bir hakkı yoktur. Yarar ve hasar işsahibine aittir.

Sözleşmenin Tarafları: Eserin yapılmasını isteyen, ısmarlayan, sipariş veren, gerçek veya tüzel kişi, İşsahibi ve eseri meydana getirmeyi üstlenen  gerçek veya tüzel kişi, yüklenicidir.

İnşaat sözleşmelerinde işsahibi inşaat işinin yürütülmesi ve yapım işini  vekil sıfatıyla bir mimar veya mühendise bırakabilir. Yüklenici de tek gerçek veya kişi olabileceği gibi  konsorsiyum veya joint venture şeklinde bir adi ortaklık da olabilir. Kısmi, tam,yan,alt yüklenici olmak üzere çeşitli türleri vardır. Kısmi ( münferit/ tekil) yükleniciye  en çok inşaat sözleşmelerinde rastlanmaktadır. Bir inşaat eserinin tamamını üstlenen yükleniciye genel yüklenici denir, genel yüklenicinin işsahibi ile yaptığı sözleşmeye de bir eser sözleşmesi olan  genel yüklenici sözleşmesi denir. Genel yüklenici inşaat plan ve projelerini kendisi yapmaz. Genel yüklenici inşaatın belirli kısımlarının veya tamamının yapılmasını alt yükleniciye verebilir. Bir inşa eserinin  tamamının, plan ve projeleri ile birlikte yapımını üstlenen yükleniciye tam yüklenici denir. Tam yüklenici sözleşmesi de niteliği itibariyle eser sözleşmesidir. Bir yüklenicinin inşaat sözleşmesinden doğan borçlarının tamamını veya bir kısmını kendi ad ve hesabına yerine getirmesi için yaptığı sözleşme yaptığı yükleniciye alt yüklenici denir. Alt yüklenici sözleşmesi de bir eser sözleşmesidir ve il sözleşmeden tamamen bağımsızdır.

YÜKLENİCİNİN BORÇLARI

1)      Bir eser meydana getirme borcu

2)      Araç ve gereç sağlama borcu

3)      Malzeme sağlama borcu

4)      Eseri teslim borcu

5)      Mülkiyeti geçirme borcu

6)      Yüklenicinin özen borcu

7)      Yüklenicinin ayıptan sorumluluğu

İŞ SAHİBİNİN BORÇLARI

1)      Bedel ödeme borcu

1.YÜKLENİCİNİN BİR ESER MEYDANA GETİRME BORCU:

İşsahibi eser sözleşmesine istinaden yükleniciye  talimat verebilir. Bu talimatı yükleniciye bizzat verebileceği gibi  temsilcisi aracılığıyla da verebilir.Bu eser hakkında olabileceği gibi eserin meydana getirilmesi tarzına ilişkin, kullanılacak malzemeye veya alt yükleniciye ilişkin  de olabilir.

Yüklenici eseri  doğrudan doğruya kendisi yerine getirmek veya kendi yönetimi altında başkasına yaptırmakla yükümlüdür. ( m.471/3)

-Kişiye sıkı sıkıya bağlı edimlerde ( mutlak şahsilik ilkesi) yüklenici edimi şahsen yerine getirmelidir, borcun ifasında yardımcı kişi kullanamaz. Bir ressamın bir tablo yapması gibi.

Eserin  şahsen meydana getirilmesi gereken durumlara ayrkırı hareket halinde işsahibi TBK m.112 veya m.125’ e göre hareket edebilir.

-Eserin yüklenici tarafından yardımcılarına yaptırılması ihtimalinde de yüklenicinin kişisel yetenek ve becerileri önemlidir ancak yüklenicinin kişiliğine sıkı sıkıya bağlı değildir.

-Üçüncü ihtimal de yüklenicinin kiisel özelliklerinin önem taşımadığı durumda, yüklenici eseri başkasına yaptırabilir.

Yüklenicinin şahsen ifa borcu emredici bir kural değildir taraflar aksini kararlaştırabilirler. TBK m.83 ün aksine TBK m.471/3 de şahsen ifa bir yükümlülüktür. Ancak, eserin niteliğine göre kişisel yetenek ve becerinin önemi yok ise yüklenici eserin yapımını başkası kanalı ile de yerine getirebilir.

Alt yüklenicilik sözleşmesi ile, asıl yüklenici işi işi kendi nam ve hesabına devreder.Alt yükleniciyi seçerken özenli davranmak zorundadır.İşsahibi kural kularak talimatı asıl yükleniciye verir, ancak, işsahibinin haksız fiil hükümlerine göre talepte bulunabilir. Ancak, yüklenicinin kendisine verdiği işleri tam ve zamanında bitireceğine dair  yükleniciye taahhütte bulunmuşsa alt yüklenici bu durumda alt yükleniciye de talimat verebilir.

Ayrıca, asıl yüklenici ile alt yüklenici arasındaki sözleşme ilişkisi üçüncü kişi ( işsahibi) yararına sözleşme niteliğinde ise bu durumda işsahibi bu sözleşme çerçevesinde alt yükleniciden taleplerde bulunabilir.

Kural olarak alt yükleniciye ücret ödeme borcu bulunmayan işsahibi  asıl yüklenici ile birlikte alt yükleniciye karşı müteselsil borçlu sıfatıyla veya kefil olarak ücret ödeme borcu altına girmiş ise  veya garanti etmişse, alt yükleniciye karşı ücret ödeme borcu doğar.

TMK m.893 vd. maddelerine göre alt yükleniciiş sahibinin arsasında  inşa ettiği yapı üzerinde çalışması nedeniyle  asıl yükleniciden olan ücret alacağı için işsahibine karşı kanuni ipotek hakkını kullanabilir ve bu hakkını tescil de ettirebilir. İşsahibi asıl yüklenici ile yaptığı sözleşmede kanuni ipotek hakkını kaldıramaz. Alt yüklenici de kanuni ipotek hakkından önceden feragat edemez.

Alt yüklenici bağımsız da olsa asıl yüklenicinin yardımcı kişisi ya da ifa yardımcısıdır. Asıl yüklenici alt yüklenicinin eyleminden ancak böyle bir eylemde kendisi bulunmuş olsaydı kusurlu sayılamayacağını ispat etmekle kurtulabilir.

Alt yüklenicinin sebebiyet verdiği  ayıp nedeni ile dönme, bedelden indirim ve ücretsiz onarım istemlerinden kusura bakılmaksızın sebep sorumluluğu ilkesine göre sorumlu olur.

Alt yükleniciye devir yetkisi yoksa ve alt yüklenici işsahibine zarar vermiş ise, asıl yüklenici işsahibine karşı m.116 ya göre farazi kusurdan sorumlu olur. Yüklenici işsahibinin iznini almadan  sözleşmeyi başkasına devrederse, yetkisiz temsil ( vekaletsiz işgörme) hükümlerine göre sorumlu olur.

2.ARAÇ VE GEREÇ SAĞLAMA BORCU

Bir yan edim yükümlülüğü olup, ilke olarak yükleniciye aittir. Araç ve gereci işsahibi sağlarsa yüklenicinin bu araç ve gereçleri özenle kullanma borcu bulunmaktadır. Yüklenici sağlarsa bu araç ve gere. Kullanıma elverişli olmalıdır, değilse, yani işin görülmesi için yetersiz, elverişsiz veya ayıplı araç gereç ise işsahibinin m.473/2 ye göre hareket etmesi ( hasar ve masraflar yükleniciye ait olmak üzere işin bir başkasına yaptırılması)  mümkündür.

3.MALZEME SAĞLAMA BORCU

  Eser sözleşmesi, malzemenin sağlanması yönünden  olağan eser sözleşmesi ve eser teslim sözleşmesi şeklinde ikiye ayrılır. Olağan eser sözleşmesinde  işsahibi, eser teslim sözleşmesinde yüklenici tarafından sağlanır. Şüphe halinde malzeme sağlama borcunun işsahibine ait olduğu kabul edilmelidir. Yüklenici tarafından malzeme sağlama  borcu dürüstlük kuralı gereği bu malzemenin ayıpsız olma borcunu da içermektedir. Yüklenici tarafından malzemenin sağlanması halinde yüklenici ayıptan ve zapttan sorumludur. Ayıba ilişkin eser sözleşmesine ilişkin hükümler, zapt halinde  satış sözleşmesine ilişkin ( m.214-218) hükümler uygulanır. İş sonunda artan malzeme –iş sahibi tarafından malzemenin sağlandığı durumlarda- işsahibine geri verilir.

Yüklenicinin eserin meydana getirilmesi sırasında ortaya çıkan sorunları işsahibine derhal bildirme yükümlülüğü hem  yüklenicinin özen ve sadakat borcunun gereği hem de malzeme ile ilgili özel bir bilgilendirme yükümlülüğüdür.

4.ESERİ TESLİM BORCU

Yüklenicinin eseri teslim etme borcunun karşılığını işsahibinin eseri tesli alma borcu oluşturmaktadır. Eseri kabul etme ile eseri teslim borcu birbirinden farklıdır. Eseri kabul etme niteliği itibariyle bir irade açıklamasıdır.

Eserin teslimi için tamamlanmış olması gerekir, ancak, doktrinde bazı yazarlar eserin büyük kısmı bitmiş, tamamlanmamış az bir kısmı kalmış ise eserin kabul edilmesini dürüstlük kuralına uygun saymaktadırlar. Teslim ile eserin zilyetliği yükleniciden işsahibine geçmiş olur, taşınmazlarda teslimden önce tapuda tescil işlemi yapılır.

İşsahibi haksız olarak eseri teslim almaktan kaçınırsa  alacaklı temerrüde düşmüş olur, bir yere bırakılabilecek  eserler yüklenici tarafından ilgili yere tevdi edilir. Teslim ile yarar ve hasar da işsahibine geçmiş olur ve yüklenicinin ücret alacağı da muaccel olur.

Eserin Teslim Yeri: Sözleşmede belirlenebilir.Böyle bir belirleme yoksa TBK m.89 a göre belirlenir. Taşınır eserlerde aksi kararlaştırılmamışsa “aranacak borç” sözkonusudur. Taşınmaz inşaatında teslim ( ifa) yeri, taşınmazın bulunduğu yerdir.

Eserin Teslim Zamanı: Sözleşmede belirlenmemiş ise  işin niteliği, tarafların farazi iradeleri, makul,dürüst orta zekada bir iş sahibinin/ yüklenicinin  böyle bir eseri teslim almayı/teslim etmeyi  bekleyebileceği zaman eserin teslim zamanıdır. Eserin erken tesliminde prim, zamanında teslim edilememesi hali için de cezai koşul öngörülebilir. Eseri teslim zamanı, yarar ve hasarın işsahibine geçme anını, yüklenicinin ücret alacağının muaccel olmasını, ayıpla ilgili bildirim ve zamanaşımı sürelerinin başlamasını belirler.

5.MÜLKİYETİ GEÇİRME BORCU

Eser sözleşmesi mülkiyetin geçirilmesinin hukuki sebebidir. Taşınırlarda  ayni sözleşme ve devir fiilinin, taşınmazlarda ise tescil talebi ve tescil fiilinin birlikte gerçekleşmesi gerekir. Eser sözleşmesi yeni bir eser meydana getirmek için değil de eseri değişdirmek, düzeltmek veya tamir etmek amacıyla yükleniciye verilmiş ise yüklenici işi bitirdikten sonra eseri iş sahibine geri vermelidir.

6.YÜKLENİCİNİN ÖZEN BORCU

Yüklenici üstlendiği edimleri özen ve sadakatle yerine getirmek zorundadır. ( objektif özen yükümlülüğü ) Eserin yüklenici tarafından şahsen yapılma zorunluluğunun olmadığı  iddia eden taraf bunu ispatlamakla mükelleftir.

Özen borcu içerisinde, yüklenicinin, sadakat borcu,işsahibini aydınlatma borcu, işi şahsen veya kendi yönetimi altında yürütme borcu ve sır saklama borcu yer alır. Zaman bakımından ise, yüklenicinin,  eserin meydana getirilmesinden önceki özen borcu, eserin meydana getirilmesi sırasındaki özen borcu ve eserin meydana getirilmesinden sonraki özen borcu olmak üzere 3’e ayrılır.

Özen borcu kapsamına giren başlıca yükümlülükler: Yüklenicinin işsahibi aydınlatma borcu, yüklenicinin işsahibinin şahıs ve malvarlığı değerlerini koruma yükümlülüğü, yüklenicinin işsahibine karşı  genel bağlılık borcu gibi diğer özen yükümlülükler.

Yüklenici yapamayacağı işleri kabul etmemekle de yükümlüdür.

Yüklenicinin özen borcuna aykırı davranması, işe geç başlaması veya işi geçiktirmesi halinde, işsahibi sözleşmeden dönebileceği gibi eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı bir şekilde yerine getirileceğinin anlaşılması halinde  onarım veya işe devamı üçüncü bir kişiye de verebilir. ( Bu haklar m.473 de düzenlenmiştir.)

a)       Dönme Hakkı: Yüklenicinin herhangi bir şekilde işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple işi belirlenen tarihte bitiremeyeceği açıkça anlaşılıyor ise yani yüklenicinin temerrüdü halinde işsahibi sözleşmeden dönebilir. Süre dolmadan dönme için, yüklenici ya işe geç başlamalı, ya sözleşmeye aykırı olarak işi geciktirmeli ya da işi zamanında bitiremeyeceğinin açık bir şekilde anlaşılması  ve işsahibine yüklenebilir bir kusurun olmaması ve temerrüdün diğer şartlarının gerçekleşmesi  (m.117-125) gerekir. Sözleşmeden dönen işsahibi, yüklenicinin kusurlu olması halinde menfi zararını ( fiili zararını ve kaçırdığı fırsatlar nedeniyle yoksun kaldığı karın tazminini isteyebilir. İşsahibi dönme yerine aynen ifa ile birlikte gecikme tazminatını isteyebileceği gibi bundan vazgeçtiğini derhal bildirmek suretiyle müspet zararın tazminini de isteyebilir. Ya da sözleşmeyi feshederek, yükleniciden, bedelini ödemek şartıyla eserin yapılan kısmının kendisine teslimini de isteyebilir.

b)      Eserin meydana getirilmesi sırasında yüklenicinin kusuru nedeni ile eserin ayıplı veya sözleşmeye aykırı olduğu açıkça görülmesi halinde işsahibi yükleniciden ayıbın ve aykırılığın giderilmesini isteme, aksi halde işin devamını üçüncü kişiye verme hakkı. Öğretideki hakim görüşe göre, burada sözleşmeden  dönme hakkı da kullanılabilir.

 

7. YÜKLENİCİNİN AYIPTAN SORUMLULUĞU ( m.474-478)

Yüklenici eseri meydana getirirken ayıplı olmaması için özen göstermek zorundadır. Satış sözleşmesi ile eser sözleşmesinin nitelikleri birbirinden farklı olduğu için satış sözleşmesindeki ayıp kuralları kıyas yoluyla da olsa ser sözleşmesinde uygulanamaz.

Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için: a) Eser ayıplı olmalı , b) Ayıp iş sahibine yüklenilmemeli, c) İşsahibi eseri kabul etmemelidir.

Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için Şekli şartlar: a) İş sahibi eseri –teslimden sonra, özenle ve imkan bulur bulmaz, eserin teslim edildiği yerde-  gözden geçirmelidir. Ayı varsa bildirilmelidir. Eserin ayıplı olduğu ve sorumluluğun kendisinde olduğu yükleniciye bildirilmelidir. Bildirim için bir şekil şartı yoksa da ispat açısından yazılı olması tercih edilmelidir. Ayıp: çık ayıp, gizli ayıp ve gizlenmiş ayıp olmak üzere üçe ayrılır.

Ayıbın işsahibine yükletilebilmesi için: a)Ayıp, işsahibinin talimatından veya ona yüklenilebilecek bir sebepten kaynaklanmalıdır, b) Yüklenici aydınlatma ve uyarma borcunu yerine getirmelidir, c) Eserdeki ayıp ile işsahibinin talimatı veya kişisel kusuru arasında uygun illiyet bağı olmalıdır.

İşsahibinin ayıptan doğan hakları: a) Sözleşmeden dönme, b)Ayıp oranında bedelden indirim c)Ücretsiz onarım d) Tazminat isteme. ( Tazminat isteme hakkı seçimlik hak olan ilk üç hakla birlikte istenebilir.

Sözleşmeden Dönme Hakkı: Bu hakkın kullanılabilmesi için eserin iş sahibi tarafından kullanılamayacak veya kabule zorlanamayacak kadar  ayıplı veya sözleşmeye aykırı olması gerekir. Yani ayıbın ve sözleşmeye aykırılığın ağır olması gerekir aksi halde işsahibi sözleşmeden dönemez. (m.475/1).

İşsahibinin arsası üzerine yapılan eserde, özellikle yapılarda bunların kaldırılması ve yıkılması fazla zarar doğuracaksa işsahibi sözleşmeden dönemez.

İşsahibi eseri kabulde temerrüde düşmüşse eser de beklenmedik bir şekilde yok olmuşsa işsahibi, yükleniciden yalnızca bedelden indirim isteyebilir. Dönme hukuki niteliği itibariyle yenilik doğuran bir haktır. İşsahibi bu hakkını tek taraflı varması gereken bir irade beyanıyla kullanır ve yüklenicinin hakimiyet alanına ulaşır ulaşmaz yüklenicinin kabulüne gerek kalmaksızın  hüküm ve sonuçlarını kendiliğinden doğurur. Dönmenin hüküm ve sonuçları yeni dönme görüşü doğrultusunda bozucu değil değiştirici niteliktedir. Dönme şarta bağlanamayacağı gibi seçip kullandıktan sonra bundan dönülemez, dürüstlük kuralına aykırı kullanılamaz. İrade beyanı yükleniciye ulaşır ulaşmaz bir tasfiye ilişkisi kurulur. Taraflar daha önce ifa ettikleri edimleri sebepsiz zenginleşme veya ayni istihkak hükümlerine göre değil sözleşme hükümlerine göre geri vermek zorundadır. EREN’ e göre dönme, geçmişe etkili bozucu değil, geleceğe etkili değiştirici yenilik doğuran bir haktır.

Taraflar, aynı anda ifa kuralı gereği,  daha önce ifa ettikleri edimleri birbirine  geri vermek zorundadırlar. Yüklenicinin eseri geri isteme hakkı ayni bir hak değil, sözleşmeden doğan bir alacak hakkıdır. Eseri geri verme borcu niteliği itibariyle bir aranacak borçtur. Bu nedenle, eseri geri götürme giderleri yükleniciye aittir. İşsahibi de gideri yükleniciye ait olmak üzere eseri yıkma, kaldırma , enkaz ve molozları arsadan kaldırma işlerini  kendisi yapabilir. Dönme kısmi değil tam olur.

Bedelden indirim isteme hakkı: Bunun için ayıbın ağır olmaması ve ayıbın eserin değerini düşürmesi gerekir. Değiştirici yenilik doğuran bir haktır.

 Eserin onarılmasını isteme hakkı: Yüklenici aleyhine aşırı gidere sahip olmaması ve onarılmasının da mümkün olması gerekir. Değiştirici yenilik doğuran bir haktır. Bu hakkı isteme yalnızca işsahibine aittir, yüklenicinin böyle bir talep hakkı yoktur. Onarım isteme hakkının kullanılabilmesi için, yüklenici yönünden, onarım giderlerinin  dönme veya bedelden indirime oranla onarım giderlerinin daha büyük  ve ağır  olmaması şartına bağlıdır. İşsahibi eserin onarımını istemesine rağmen  yüklenici bu isteğe uymamış ise işsahibi sözleşmeden dönebilir.

İşsahibinin tazminat isteme hakkı: a) Eserde ayıp olmalı, b) İşsahibi zarara uğramış olmalı, c) Ayıpla zarar arasında uygun illiyet bağı olmalı, d) Yüklenici kusurlu olmalı.

Akdi zarar olduğu için yüklenici aleyhine kusur karinesi vardır. Kusur objektif nitelikte olmalıdır, ağur ya da hafif ihmal şeklinde olabilir.

Satış sözleşmesinden farklı olarak eser sözleşmesinde doğrudan zarar, dolaylı zarar ayırımı yapılmamıştır. Uygun illiyet bağı içinde kalmak  ve kusurlu olmak şartıyla yüklenici, işsahibinin ayıplı eser teslimi nedeniyle uğramış olduğu  hem doğrudan hem de dolaylı zararlardan sorumludur.

Ayıptan doğan davalarda zamanaşımı: Taşınır eserde 2 yıl, taşınmazlarda 5  yıldır. ( m.478). Süre öğrenmeden değil teslimden başlar.Yüklenici ağır kusurlu olarak ayıbı kasten gizlemiş ise ( gizlenmiş ayıp)  olağanüstü süre, 20 yıl. Bu süreler işsahibinin yararlanabileceği sürelerdir, yüklenici veya mühendislerin açacakları davalarda uygulanmaz.

Ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümler düzenleyici hükümler olduğu için, taraflar ilke olarak sorumsuzluk anlaşması yapabilirler. Eğer yüklenici eseri ayıplı olarak teslim etmekte ağır kusurlu ise, sorumsuzluk anlaşması hükümsüzdür.

İşsahibinin borçları: İşsahibinin temel borcu bedel ödeme borcudur. Bunun yanında, talimat verme, ayıpsız malzeme ve arsa sağlama , eseri tesli alma ve öğrendiği sırları saklama borcudur.

Bedel sözleşmede açıkça kararlaştırılabileceği gibi örtülü olarak da kararlaştırılabilir. Uyuşmazlık halinde eserin bedel karşılığında kararlaştırışmış olduğu  yüklenici tarafından ispat edilmelidir. Bedel ödeme borcunun tabi olduğu zamanaşımı süresi 5 yıldır (m.147/I-6)

Bedel türleri:  a) Götürü bedel ( Kesin bedel=sabit bedel),  b) Yaklaşık bedel (değere göre bedel)

Götürü bedel, anahtar teslimi, sabit ve kesin bedeldir. Bedel hasarı ilke olarak yükleniciye aittir. Önceden ve kesin olarak belirlenmesi  götürü bedelin unsurlarıdır.

Götürü bedelin 2 türü vardır: Biri, toptan götürü bedel diğeri ise, birim fiyatı üzerinden götürü bedeldir. Bazan karma götürü bedel yöntemlerine de rastlanmaktadır. İstisnası: Başlangıçta öngörülemeyen olağanüstü durumlarda /ifa güçlüğüne dayalı durumlarda  ( clausula rebus sic stantibus) uyarlama istenebilmektedir. Eser sözleşmesinde tarafların sözleşme ile bağlılığı ( ahde vefa)  dürüstlük kuralı ile sınırlandırılmıştır.

Bedel artışının şartları: a) Başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülüp de taraflarca gözönünde tutulmayan olağanüstü bir durumun ortaya çıkması,b) Öngörülemeyen olağanüstü durum, götürü bedel ile eserin yapılmasını engellemeli veya son derece güçleştirmeli; edimler arasındaki denge önemli ölçüde bozulmuş olmalı, c) Yüklenici bu duruma kendi kusuru ile sebebiyet vermemiş olmalı, d) Yüklenici bu durumu vakit geçirmeden işsahibine bildirmeli, d) Yüklenici bu haktan önceden vazgeçmiş olmamalı.

Öngörülemez olay aynı zamanda olağanüstü olaydır. Öngörülmekle beraber, gözönünde tutulmayan olaylar da öngörülemez olaylara eşdeğerde sayılmaktadır.

Yüklenici, hakimden bedelin uyarlama yoluyla artırılmasını isteme, bu mümkün veya caiz olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkından sözleşmeye konulacak bir madde ile önceden vazgeçebilir, çünkü m.480(II emredici değil, düzenleyici bir kuraldır. Uyarlama isteminin mümkün ve caiz olduğu hallerde yüklenici, dönme veya fesih haklarını kullanamaz. Yüklenicinin uyarlama isteme hakkı özel yenilik doğuran hak değil, değiştirici yenilik doğuran bir davadır. Dönme ve fesih ise özel yenilik doğuran haktır.Bir  YİBK’na (1983/3,1984/1 ) göre, yüklenicinin direnime ( temerrüde ) düşmesi durumunda işsahibince feshi halinde   Borçlar Kanunu hükümlerine göre ( 818 s.Borçlar Kanununun 106-108.md. )  çözümlenmesi gerektiği halde ancak olayın niteliği ve özelliğinin haklı gösterdiği durumlarda  dürüstlük kuralı  (MK m.2 ) gözetilerek sözleşmenin ileriye etkili sonuç doğuracağı kabul edilmiştir. Kısaca, dürüstlük kuralı gerektiriyorsa, yüklenici ancak ileriye etkili sonuçlar doğuran fesih hakkını kullanabilmelidir.

Yaklaşık Bedel ( Değere göre bedel) : Eserin yapılıp teslim edildiği yer ve zamandaki işin değerine ve yüklenicinin masraflarına göre  belirlenen bedeldir. Sözleşemde bir miktar veya oran belirtilir. Ör. En az 300 bin TL veya en çok 500 bin TL gibi. Ya da 400 bin TL + %10 veya -%10 gibi. Bedelin miktarını ispat yükleniciye düşer. Yüklenici, bitirilip teslim edilen eserin yapımı üstlenilen eser olduğunu, işçilik ve malzeme maliyetlerini, bunun için yaptığı ödemeleri ve kârını ispat etmelidir. M.482/1 e göre, başlangıçta belirlenen yaklaşık bedelin aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılıyorsa, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlansa bile işsahibinin dönme hakkı vardır. Bşlangıçta yaklaşık bir bedel belirlenmiş olmalı, bu bedel aşırı ölçüde aşılmış olmalı,bu aşmaya işsahibi sebep olmamalıdır.

İsviçre uygulamasında aşırı aşırı aşmanın tolerans oranı %10 dur.

Eser, işsahibinin arsası üzerine  yapılıyorsa, işsahibi, yükleniciden, ya bedelden uygun bir miktarın indirilmesini, ya eser henüz tamamlanmamışsa  tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödeme koşulu ise sözleşmeyi feshedebilir. Eser tamamlanmışsa, işsahibi sözleşmeyi feshedemez, hakimden bir indirim yapılmasını isteyebilir. Hakim burada, tüm şartları gözönüne alarak  TMK m.4 e göre takdir eder. Bedelden indirim yenilik doğuran haktır. Arsası üzerinde eser henüz tamamlanmamışsa işsahibi  hakkaniyete uygun bir bedel ödeyerek sözleşmeyi feshedebilir, eser tamamlanmışsa işsahibi sözleşmeyi feshedemez. Niteliği itibariyle ileriye yönelik yenilik doğuran haktır. Aşırı artışın oluşumunda yüklenicinin kusuru olması ve işsahibinin zarara uğraması halinde zararın tazminini ( fesih nedeniyle sözleşme ortadan kalktığı için, menfi zarar) isteyebilir. Dönme niteliği itibariyle yenilik doğuran bir haktır, bu hak kullanıldıktan sonra geri dönemez, şarta bağlayamaz, kötüye kullanamaz. Klasik dönme görüşüne göre, dönme, geçmişe etkili bozucu yenilik doğuran bir haktır. Sözleşme yapılmamış olsaydı taraflar hangi konumda olacak idiyseler dönme ile o durumda bulunurlar. Geri verme borcunun sebebi, klasik dönme görüşünde olduğu gibi, sebeksiz zenginleşme veya ayni istihkak değil, içeriği değişmiş olan eser sözleşmesidir. İade borcunun tabi olduğu zamanaşımı süresi 10 yıldır. Eser tamamlandıktan sonra dönülmüş ise eserin işsahibine teslimi, bedelin de yükleniciye ödenmesi hakkaniyete uygun düşecektir.

Sözleşmede bedel hiç belirlenmemiş ise  m.481 e göre eserin yapıldığı yer ve zamana , eserin değerine ve yüklenicinin giderlerine bakılarak belirlenir.

Bedelin muaccel olması: Bedelin ödenme zamanı taraflarca kararlaştırılmamış ise  eserin teslimi anında muaccel olur, o nedenle o anda ödenmelidir. Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, yüklenici kendi borcunu ifa etmeden veya ifasını teklif etmeden işsahibinden ücret borcunu yerine getirmesini isteyemez, bulunursa işsahibi yükleniciye ödemezlik definde bulunabilir.

Bedelin muaccel olması için sadece eserin yapılmış olması yeterli olmayıp teslim edilmesi de gerekir. İşsahibi tarafından sağlanan arsa üzerine  inşaat yapılıp işsahibine teslim edilmiş buna rağmen işsahibi yükleniciye eserin bedelini ödememiş ise yüklenici inşaat üzerinde inşaatçı lehine konulan yasal ipotek hakkını kullanabilir.

ESER SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ

-İfa,

- Yaklaşık bedelin aşırı ölçüde aşılması,

-İşsahibinin sözleşmeyi tazminat karşılığı feshetmesi,

-İfanın imkansızlaşması,

-Yüklenicinin/işsahibinin  temerrüdü.

İş Sahibinin Tazminat Karşılığı Sözleşmeyi Feshetmesi:

Taraflar haklı bir sebep olmaksızın tek taraflı beyan ile –ilke olarak sözleşmeden dönemez, eğer dönerse, karşı tarafın bu yüzden uğradığı zararları tazmin etmek durumunda kalacaktır. ( Şartsız istisna: m.512, vekalet sözleşmesinde ise taraflar her zaman vekaleti geri alabilir, çekilebilir). Eser sözleşmesi veya eser teslim sözleşmesi için  de aynı şekilde tazminat ödeyerek fesih mümkündür. Bir görüşe göre ise sürekli isimsiz sözleşme niteliğindeki sürekli eser sözleşmesine bunun uygulanması mümkün değildir, bu tür sözleşmeler ancak haklı nedenlerle, tek taraflı olarak ortadan kaldırılabilir.

Bir görüşe göre bu emredici bir hüküm, dönüşü mümkün değil, diğer görüşe göre ise düzenleyici bir hüküm, dönüş mümkündür.  Kişilik haklarını koruyucu hükümlere ( m.27,23/2) aykırı değil ise , taraflar sözleşmenin içeriğini özgürce kararlaştırabilirler. İşsahibinin  sözleşmeyi feshedebilmesi fesih yüzünden yüklenicinin uğradığı zararın tümüyle tazmin edilmesi gerekir.

Şartları: Eser henüz tamamlanmamış olmalı ve işsahibi yükleniciye fesih iradesini bildirmelidir.

Sonuçları: Sözleşme ve borç sona erer.Eserin yapılmış olan kısmı tasfiyeye girer.Yüklenicinin tüm zararı karşılanır.

Fesih hakkı, niteliği itibariyle, bozucu yenilik doğuran bir haktır, herhangi bir şekil şartına bağlı değildir.  İşsahibi, sözleşmeyi kısman veya tamamen feshedebilir.  Sözleşme geçmişe değil geleceğe etkili sona erer. Bedel isteme alacağının yerini tazminat alacağı ( Müspet) alır. İşsahibinin tazminat yükümlülüğü kusursuz sorumluluk esasına dayanır.

Zararın hesaplanması için doktrin ve uygulamada iki yöntem geliştirilmiştir. Toplama ve çıkarma yöntemidir. Toplama yönteminde  feshe kadar yüklenicinin yaptığı masraflar hesap edilir, yüklenicinin brüt karı da eklenir. Bu sonuçtan  elde ettiği ve elde etmeyi ihmal ettiği kar düşülür, bu şekilde yükleniciye verilecek tazminat bulunur.  Çıkarma yöntemine göre ise, yükleniciye ödenmesi kararlaştırılan bedelden , yüklenicinin eserin tamamlanmamasından doğan  masraflardan yapmış olduğu tasarruf ile yine başka bir sözleşmeden  ( işten) elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği kardan düşürülmek suretiyle bulunur. Alman Medeni Kanunu bu yöntemi kabul etmiştir. Bazı yazarlar çıkarma yöntemini savunmakta, doktrindeki yeni bir görüş ise, toplama ( müspet hesaplama) yönteminin  m.484 e tam uyduğunu belirterek bu yöntemi savunmaktadırlar. EREN de bu görüştedir.

Sözleşmenin imkansızlık nedeniyle sona ermesi: a) İmkansızlığın beklenmeyen bir olaydan kaynaklanması, b) İmkansızlığın yükleniciden kaynaklanması, İmkansızlığın işsahibinden kaynaklanması.

İmkansızlığın, eserin beklenmedik bir olay sonucu yok olmasından kaynaklanması (m.383) . Şartları:

a)       Eser kısmen ya da tamamen yok olmalıdır.

b)      Eser, beklenmedik bir olay sonucu yok olmalıdır.

c)       Eser, teslim edilmemiş olmalı.

d)      İşsahibi temerrüde düşmemiş olmalıdır.

 

Sonuçları: Eser, işsahibine teslim edilinceye kadar, bedel hasarı yükleniciye aittir. Yüklenici işsahibinden hiçbir talepde bulunamaz, işin bedelini ve yaptığı giderleri isteyemez. İşsahibi ise, yükleniciye vermiş olduğu  avans ve ödemeleri geri isteyebilir. Teslim ile birlikte hasar, yükleniciden işsahibine geçer.İşsahibi , alacaklı ( kabul) temerrüdüne düşerse , beklenmedik olay sonucu, eser tamamen veya kısmen yok olsa bile, eseri kısmen veya tamamen teslim almamış olsa bile , yükleniciye üstlenmiş olduğu bedeli ödemek zorundadır. Eser teslimden önce beklenmedik biçimde yok olması halinde  malzeme kime ait idiyse hasarı da ona aittir. Genel hüküm niteliğindeki 483/1 gereği hasar zaten yükleniciye aittir. İşsahibi, yüklenici özen gösterme veya bilgi verme borcunu ihlal ettiği takdirde, yükleniciden tazminat da isteyebilir.

 

İmkansızlığın işsahibine yükletilen bir sebepten kaynaklanması:

 

a)       İmkansızlığın iş sahibinin sağladığı malzeme veya arsanın ayıbından ya da yanlış talimatından kaynaklanması:

 

Şartları:

·       Eser yok olmalıdır.  –Eser, işsahibine yükletilen bir olay sonucu yok olmalıdır. M.483/2, yüklenici temerrüde düştüğü zaman uygulanmaz, ancak, işsahibi temerrüde düşmemiş olsa da uygulanır.  – Yüklenici kusurlu olmamalıdır.

·       Yüklenici doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında iş sahibine bildirmiş olmalıdır. Yüklenicinin uyarı ve bildirim yükümlülüğü, özen yükümlülüğünden kaynaklanmaktadır.

 

Sonuçları:

·       Yüklenici herşeyden önce yaptığı işin değerini ( bedelini)  isteyebilir.

·       Yüklenici bu bedele girmeyen giderlerin ödenmesini isteyebilir.

·       Yüklenici uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir.

b)      İmkansızlığın işsahibi ile ilgili beklenmedik bir olaydan kaynaklanması: m.485’e göre, bu durumda yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir.

Şartları:

·       Yüklenici yönünden ifanın, özellikle eserin tamamlanmasının ( objektif , sürekli olarak)  imkansızlaşması. Tam ya da kısmi olabilir.

·       İmkansızlığa beklenmedik bir olay sebep olmalıdır. Bu mücbir sebep olabileceği gibi umulmayan bir olay da olabilir.

·       Beklenmedik olay işsahibi ile ilgili olmalıdır. ( İşsahibinin şahsında veya risk alanında)

 

Sonuçları: Bu durumda ifa imkansızlığı sözleşmenin geleceğe etkili olarak sona ermesine neden olur. Böyle bir halde yüklenici, işsahibinden yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderleri isteyebilir.

 

İmkansızlığın Yüklenicinin ölmesi veya yeteneğini kaybetmesinden kaynaklanması:

 

Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybtmesi durumunda kendiliğinden sona erer. İşsahibi eserin tamalnan kısmından yararlanabilecek ise, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür.

              Şartları:

·       Yüklenici yönünden sonraki imkansızlık söz konusu olmalıdır. İmkansızlık kısmi de olabilir tam da.  Yüklenicinin para sıkıntısına düşmesi, borçlarını ödeyemez hale gelmesi, ifa imkansızlığı sayılmaz. Ayrıca, yüklenicinin iflası da m.486 anlamından ifa imkansızlığı yaratmaz. Burada öngörülen geçici değil, sürekli imkanszılıktır.

·       Sözleşme, yüklenicinin kişisel nitelikleri gözönüne alınarak yapılmış olmalıdır.

·       Yüklenici ölmüş veya eseri tamamlama yeteneğini kaybetmiş olmalıdır. (Yüklenici tüzel kişi ise bu durumda tüzel kişiliğin sona ermesi gerekir).

·       Yüklenici kusursuz olmalıdır. Yüklenici eseri kendi kusuru ile tamamlayamıyorsa olaya m.486 nın mı yoksa m.112 nin uygulanacağı doktrinde tartışmalıdır. Bir görüşe, Federal mahkemeye göre burada 486 uygulanmalıdır. Diğer bir görüşe göre ise , yüklenici  m.112 ye göre işsahibinin bu yüzden uğradığı müspet zararı tazmin etmek zorundadır. İmkansızlığa neden olan ölüm veya yetenek kaybı gibi olaya , mesela intihar gibi bir sebeple yüklenici kendi kusuruyla sebep olmuşsa m.112 uygulanmalıdır. Böyle bir halde imkansızlığa beklenmedik olay değil, yüklenicinin kusurlu davranışı sebep olmuştur.

·       M.486 düzenleyici bir hükümdür, taraflar değiştirebilirler.

·       Şartları gerçekleştiği takdirde eser sözleşmesi kanun gereği ( m.486)  geleceğe etkili olmak üzere sona erer. Yüklenici borçtan kurtulur, işsahibine karşı tazminden kurtulur. İşsahibi de eseri teslim almadığı için yükleniciye bedel ödemek zorunda kalmaz.

·       Ancak, eserin bir kısmı tamamlanmış ve yüklenici ve mirasçıları da bunu işsahibine sunmuşlarsa, işsahibi, bu kısmın kullanılması mümkün olduğu takdirde bunu kabule ve bedelini sözleşmeye göre ödemeye mecburdur. Sözleşmede bir hüküm bulunmuyor ise m.481 e göre hesaplama yapılır.

·       İşsahibi, m.486 ya göre, yüklenicinin ifa imkansızlığından dolayı ondan tazminat isteyemez.İfa imkanszılığı yüklenicinin temerrüdü sırasında veya kusurlu davranışıyla meydana gelmişse, işsahibi ona karşı m.118 ve 112 ye göre hareket edebilir. Yüklenici, m.112 ye göre, işsahibinin uğramış olduğu müspet zararları tazmin etmek zorundadır. 

  • Paylaş: