practice

Bir ANİ'm var, anlatacak

Bir ANİ’m var, anlatacak *


1  2

Görerek edinilen bilginin  önemini  vurgulamak için büyüklerimizden öğretmenlerimizden hep duymuşuzdur şu satırları:..Çok gezen mi bilir çok okuyan mı?Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı önemlidir, ticaret mi... gibi  münazara sorularından birisidir sorulan..Saatlerce tartışılabilecek bu tür konuların aslında yanıtı tekdir:İkisi de...

Aylardan Kasım...kar kış bastırmadan  halletmem gereken bir haciz işi vardı ,Ağrı’ da. Ancak buradaki  havaalanı tadilatta olduğundan  Erzurum’a ya da Kars’ a uçabilecektim. Bu illerin Ağrı’ya uzaklıkları hemen  hemen aynı 215-230 km. Bacanağımı ve ailesini , yaşadıkları yeri de görme düşüncesiyle Kars’ı seçtim.

Kars sözcüğünün Çeçen dilinde “at kılından urgan”,”toynak fırçası” anlamına geldiğini okuduğum kitaptan[1] öğreniyorum  uçakta[2]...onbin metre yükseklikte... Kars’a[3] giderken.Nahçivan isminin de ,  Ararat isminin de hatta Van isminin de Çeçence olabileceğini öne sürüyor filolog olan yazar.Son yıllarda Çeçenler[4]’in atalarının Urartular’[5]a dayandığı yönündeki görüşün ağırlık kazanması ve Urartular’ın bu bölgede yaşamış olduğu bilgisi birlikte değerlendirildiğinde bu idda daha bir önem kazanıyor.Kaynaklar , Ani sözcüğünün Ermenice olduğunu gösteriyor.[6]Ben bunları okur ve düşünürken ve tarihe bir yolculuk yaparken arada bakıyorum camdan dışarı... ne bir tarihsel bir anıt, ne de bir yapı günümüzden, ne şehirleri ne de ülkeleri ayıran bir sınır...güneşten başka bir şey görünmüyor bulutların üzerinde.

İstanbul’a uzaklığı 1426 kilometre olan bu kente bir saat kırkbeş dakikada ulaşıyorsunuz. Havaalanı şehir merkezine otomobille sadece on dakika uzaklıkta. Kars, Kafkas’ı, Kafkas, dağları anımsattığı için olsa gerek burayı engebeli bir şehir olarak canlandırmamıştım kafamda. Oysa,caddeler ve sokaklar baklava dilimleri gibi, düzgün. Özellikle Ruslar tarafından inşa edilmiş olan taş yapılar oldukça güzel.Kars , 93 Harbinde (1877-1878 yılları) Rusların kontrolüne geçmiş ve bu durum tam kırk yıl sürmüş.   

Yüksek tepelere kar yağmış Kars’ta , hava soğuk ama nemsiz olduğu için çok fazla üşümüyorsunuz.Birbirine komşu iki şehir Ağrı[7] ve Kars.Dolayısıyla   iki komşu şehir arasında   otobüsle  dolmuşla ulaşımın sorun olmayacağını düşünürseniz benim gibi yanılırsınız.Hatta sadece otobüsle günde bir sefer olduğunu duyup şaşırırsınız. Bir günde işinizi bitirip dönebilmek için ya araç kiralamak zorundasınız ya da  taksi tutmak.Bölgenin yabancısı olmanız, her an kar yağma riski bulunması ve ayrıca güvenlik nedeniyle taksi tutmak daha cazip geliyor.Ve şöför Nurettin’in kullandığı her tarafı dökülen araçla erken saatte yola koyuluyoruz ertesi gün.”V” şeklindeki  yaklaşık 230 km yolun 100 kilometreye kadar kısalması için hiç bir  coğrafi engel olmadığını ama nedense yapılmadığını söylüyor Nurettin.Soruyorum Nurettin’e bu güneş kar topluyor olmasın, yolda kalmayalım, zincirin var mı..vs. Biz gidip gelene kadar yağmaz diyor. Siyasetten ekonomiye , güzel sanatlardan , Kars’ın etnik tablosuna kadar Kars’a ilişkin pek çok şey  öğreniyorum Azeri kökenli Nurettin’den.Anlattığı kaz hikayesine kendisi de gülüyor , ben de J ...:

Eski belediye başkanı şehrin önemli bir yerine büyük biz kaz heykeli dikmiş bembeyaz...Yeni seçilen başkan o da aynı partiden, seçilir seçilmez kaldırmış kaz heykelini halk itiraz etmiş...sen nasıl kaldırırsın bizim ilin sembolünü...bunun üzerine çark etmiş yeni başkan ben o heykeli onarmak için kaldırmıştım yerinden...onardığı da şu:gagasını sarıya, ayaklarını pembeye boyamış kazın ,en münasip zamanda tekrar yerine dikecekmiş...:)

5137 metre yüksekliği ile Avrupa’ nın ve Türkiye’ nin en yüksek dağı olan Ağrı  dağı diğer adıyla Ararat dağı tahmin edilenin aksine Ağrı’ dan görünmüyor.Uzaktan da olsa görebilmek için Doğu Beyazıt ilçesine gitmek gerekiyor. İshak paşa Sarayını görmek için ise 5 km daha ileriye...

”Derler ki bu dağların eteklerinde nice savaşalar olmuş, insanlar gaddarcasına birbirlerini öldürmüşler...”[8]  Usta Şair Ahmet Arif’in “ Beşikler vermişim Nuh’a , salıncaklar, hamaklar ...Havva Ana’ n dünkü çocuk sayılır Anadoluyum ben, tanıyor musun? “[9] dizelerini doğrular sanki bu bölgenin tarihi. Hititler...Hurriler... Urartular... Kimmerler... Medler...Persler... Ermeniler... Gürcüler... Sakalar...Aksaklılar....Abbasiler... Sökmenliler... Atabekler...İlhanlılar...Celaliler... Moğollar... Karakoyunlular... Akkoyunlular  Osmanlılar... Ruslar...ve en son olarak Türkler (Türkiye Cumhuriyeti) egemen olmuş bu bölgede.

Kar yağmadan  bir an önce dönmek gerektiğini söylüyor Nurettin bu nedenle  Adliye’ deki işim biter bitmez tekrar yola koyuluyoruz.Kar ile karışık yağmur şiddetini artırıyor.İkimiz de tedirgin oluyoruz  bu durumdan, ya yolda kar bastırırsa diye.Diyor ki Nurettin, Horasan’a bir kendimizi atalım gerisi kolay.Neden diye soruyorum, ya Horasan Kars arası yağarsa kar? O önemli değil diyor, belli ki o yolu daha iyi biliyor.Sarıkamış’a yaklaştığımızda Allahuekber Dağlarını gösteriyor eliyle.İşte diyor 90.000 askerimizin donarak öldüğü dağlar. Yemen tarafından yazlık giysilerle gelen tipiye yakalanmadan Sarıkamış’ ta kendilerini bekleyen askeri birliğe yetişebilselermiş  kurtulacakmış askerler, bak mesafe ne kadar kısa. 22 Aralık 1914 de başlayıp 5 Ocak 1915 de Sarıkamış’ın  dağlarında tek bir kurşun atmadan sonlanan yolculuk :90.000 ölüm!  Nurettin Rus askerlerinin çektiği videoyu[10] da izlediğini söylüyor, internette.Üzülmemek elde değil tabi kızmamak da Enver Paşa’ ya ve onun gibilere... Çerkesler[11] için ayrı bir dramdır  bu savaş. Anadolu Çerkesleri ve Rusya Çerkesleri öldürmek zorunda kalır birbirlerini , satmamak için uğruna savaştıkları ülkeleri... Sormuyorum bile ne kadarı Çerkes di Sarıkamış’ ta  donarak ölenlerin... Düşünüyorum sadece, sizler de düşünün, hiç tam olur mu tarih kitapları , içine girmeden Sarıkamış için söylenen Çerkesçe ezgileri...[12]

Orhan Pamuk’ tan söz açılıyor bir ara.Belli ki kızgın...Ermeniler ve Kürtler ile ilgili sözleri nedeniyle mi diye soruyorum.Hayır diyor Nurettin, gerçi o da var da Kars’lıların asıl kızgınlığı başka...O, Kar kitabında “Kars ‘ta insanların itler gibi hava kararır kararmaz inlerine çekildiğini” yazmış, diyor. Benim de okumaya başlayıp da bitiremediğim Kar adlı kitabı okuyup okumadığını soruyorum. “Okudum” diyor.[13]

Eski bir Rus yapımı taş ev Barolar Birliği’ nin katkılarıyla alınmış ve Kars-Ardahan Bölge Barosu  yapılmış.Dışı da içi de çok güzel restore edilmiş yapının. Çalışanları da sıcak kanlı ve misafirperver insanlar.

Bacanağım da emekli bir hukukcu.Hakimlikten emekli olduktan sonra kısa bir dönem Kars Barosu’ na bağlı serbest avukat olarak da çalıştı.Şimdi babadan kalma arpa tarlalarını ekip biçmekten, güvercinleriyle ve köpekleriyle ilgilenmekten ve memleketine yerleşmekten çok memnun. Ayaklarından rahatsız. Diyorum, bacanak, bu soğuk aylarda en azından Akdeniz’e, Ege’ ye gitseniz! . Hayır diyor, görevim nedeniyle pek çok yer gördüm, istemiyorum bir başka ilde yaşamayı, ben memleketimin soğuğunu da seviyorum.

 Kars’a gelmişken Ani Harabeleri’[14] ni de görmek istiyorum.Öğleden sonra uçağım nasıl olsa, yetişirim diyorum. Bacanağım beni kırmıyor Kars’a 44 kilometre uzaklığındaki Ermenistan’a sınır Arpaçay’ın yanındaki “Ocaklı” Köyüne  arabasıyla götürüyor beni bir süre önce Başbakan Erdoğan’ ın talimatıyla çift şeritli asfalt hale getirilen yoldan.

 3      4  5

Kiliseler, manastırlar, camiler...içiçe. Ama ne yazık ki  istilalar, talan, deprem, yıldırım ve diğer doğal felaketler ve ilgisizlik bu güzel tarihi kentte hemen hemen hiç bir yapıyı sağlam bırakmamış.. Urartular döneminde (M.Ö.860-665 ) bu bölge “Diavehi Ülkesi” ya da “Akhuryan Ülkesi” olarak adlandırılmış, Ermeniler Döneminde ise  “Vanand”.Bölge, Urartular’ dan sonra İskitler, Persler, Ermeniler,..Bizanslar...Selçuklular...ve daha pek çok gücün denetimine girmiştir. Akkoyunlular Döneminde ( 1467-1534 ) savaş alanına dönen bölge de Ani şehri de harap olmuştur.Daha sonra Osmanlı İmparatorluğu’ nun denetimine giren bölgede 1605 yılında meydana gelen  büyük bir depremden sonra artık oturulamayacak hale gelen Ani , terkedilmiştir. “ 93 Harbi “ sonunda 1877 yılından 1921 yılına kadar Rusların denetiminde olan bölge   Moskova ve Kars Anlaşmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılmıştır.

Selçuklular Döneminde Şeddadlı Beyi Manuçehr (1064-1110), Ani’nin yıkılan surları ve yapılarını onartmış, saray, cami, kervansaray ve suyolları gibi yeni yapılar inşa ettirmiş.Harabeleri gezerken sadece Manuçehr Cami minaresinde iskele kurulu olduğunu ve  resterasyonuna başlanmış olduğunu ve   çalışanların olduğunu gördüm.Bu onarıma seviniyorsunuz, doğal olarak. Tamamen terk edilmiş, tahrip edilmiş, harabe hale gelmiş bu kentin  ilk halini gözünüzde canlandırmaya çalıştığınızda ise üzülüyorsunuz.Ören yerinde hayvanların otlatıldığını gördüğünüzde de. Yeraltı şehrinin şimdiye kadar  gezilebilir hale getirilmemiş olmasına da...

Surlar üzerindeki gamalı haç figürü dikkatimi çekiyor.Gamalı haç  pek çok toplumda kullanılmış . En eski izine cilalı taş devrinden kalma bazı eşyalar üzerinde rastlanmış. M.O.8.yüzyılda Urartular’ da ve Kafkaslar’ da da kullanılmış, hatta Hindistan’ da Çin de japonya’ da...Güneşin, yaşamın, bereketin bir sembolü olarak kullanılan gamalı haçın  yönünü Naziler soldan sağa çevirerek kullanmışlardır.Yani bu sembol artık faşizmin,karanlığın, ölümün simgesine dönüşmüştür.[15]      

  6   7

73 milyon insanın ölümüne neden olan 2.Dünya savaşı’ nın ardından. Gamalı haçtan, faşizmden,nazilerden bahsedince ister istemez  23 Şubat 1944 ‘de, Kızıl Ordu’ nun kuruluş yıldönümü etkinliklerinin yapıldığı gece  Stalin’ in emri ile tren vagonlarına doldurularak Sibirya’ya sürgüne gönderilen 560 bin Çeçen-İnguş’un dramını hatırlıyor insan, Karaçayları, Balkarları...sürgün gerekçesi: Nazilerle işbirliği... Oysa, 23 Milyon Sovyet vatandaşının öldüğü bu savaşda  faşizme direnç  gösterenlere verilen madalyalar bakımından nüfus orantısı dikkate alındığında Çeçenler 1.sırada yer alıyor...

Bu gün hava çok güzel.Bir buçuk saat olmuş, zaman nasıl da çabuk geçmiş, farkına varmadan.Daha uzun süre burada kalmak ve daha çok resim çekmek istiyorum, ancak  dışarda araç içerisinde beni bekleyen bacanağım Latif Bey’i daha fazla bekletmemek ve uçağa da geç kalmamak için ayrılıyorum. Ören yerinin hemen bitişiğindeki köyün ismi “Ocaklı”. Latif Bey “ben beni bildim bileli bu köyün ismi Ani , tarihe mal olmuş bir ismin değiştirilmesini doğru bulmuyorum.” diyor. Haklı... Ve ekliyor halk arasında bilinen ve söylenen bir sözü

“ Ani.. Ani... Seni Yapan Hani?” . Okumak ve gezmek her ikisi de önemli bakmak ve görmek kadar .“Ocaklı” Köyünün isminin aslından Ani olduğunu belki kitaplarda okuyamazsınız  ya da ilk gördüğünüzde tabelayı,bu köyü farklı bir köy zannedersiniz.Ama  bir süre sonra anlarsınız köyü ve harabeleri gezerken...ya da  biri  çıkar mutlaka söyleyen : “Ocaklı değil burası  ANİ..”

 

                                                                                                                 İhsan BERKHAN

                                                                                                                 09.11.2009-İstanbul

 

 

 

 

Fotograflar (İhsan Berkhan)

1-Kars’ ın geniş ve düzgün olan caddelerinden birisi. 2- Ani Harabelerinden bir görüntü.  3- Ani-Surp Krikor Lusovoriç Kilisesi   4-Ani-Büyük Katedral. 5-Manuçehr Camii. 6- Urartular'a ait bir el işi bel kemerinin ortasında kullanılan gamalı haç (resim alıntıdır) 7-Ani Surları 



[1] TARIK CEMAL KUTLU ARMAĞANI,Editör:E.Yıldır,Yeni Dünya Yayıncılık,İstanbul-2009 ,Sf.199= İlkçağlardan Günümüze Doğu Anadolu’da Çeçence Yer Adları-Tarık Cemal Kutlu

[2] THY nın TK 754 Sefer Sayılı (2.11.2009) İst-Kars Uçağı.

[3] Kars hakkında ayrıntılı bilgi için bakınız: http://tr.wikipedia.org/wiki/Kars

[4] Çeçenler hakkında ayrıntılı bilgi için bakınız: http://www.waynakh.com/tr/cecenler-kimdir/

[5] Urartular hakkında ayrıntılı bilgi için bakınız: http://tr.wikipedia.org/wiki/Urartular

[6] http://tr.wikipedia.org/wiki/Ani

[7] Ağrı hakkında ayrıntılı bilgi için bakınız:http://tr.wikipedia.org/wiki/A%C4%9Fr%C4%B1_(il)

[8] Tuncel Kurtiz-Ben Dağların Yalancısıyım!(Inat Hikayeleri) : http://www.facebook.com/home.php#/video/video.php?v=169719266701&ref=mf

[9] Ahmet Arif’in Anadolu adlı şiirinin tamamı için bakınız:

http://www.dostyakasi.com/forum/a/166-ahmed-arif-siirleri.html

[10] Rus Askerleri tarafından çekilen gerçek görüntüler için bakınız:

http://video.google.com/videoplay?docid=-4738556267773595258#

[11] http://cerkesler.net/cerkesler-kimdir.html

[12] http://www.nartajans.net/nuke/News-file-article-sid-3633.htm

[13] Romanın geniş özeti ve yazarı hakkında : http://www.gramerimiz.com/kar.htm

[14] http://www.karsevi.com/modules.php?name=Content&pa=showpage&pid=26

  • Paylaş: