practice

AZ DAHA DÜŞÜYORDUM!

İş ilişkisinde çalışanın sadakat borcu, işverenin ise çalışanını gözetme borcu var. İşveren açısından bu borcun en belirgin biçimi iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasıdır. İş sağlığı ve güvenliği , çalışanların mesleki risklere karşı korunması ve önlemler bütünüdür. Amaç, çalışanları korumak, üretim güvenliğini sağlamak ve işyeri güvenliğini sağlamaktır.
AB Direktifi ve İLO Sözleşmeleri’nden ve 1982 Anayasası’ ndaki temek düzenlemelerden de yararlanılarak 30 Haziran 2012 yılında Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bu kanuna dayanarak çıkartılan yönetmelikler konuyla ilgili mevzuatı oluşturmaktadır.
Etkili yasaların yönetmeliklerin çıkarılması iş sağlığı ve güvenliği açısından önemlidir ancak tek başına yeterli değildir, yasalarla birlikte süreklilik arzeden bir eğitim ve denetim de şarttır. Yani işveren çalışan gerekli önlemleri alacak, önlemlere uyulup uyulmadığını denetleyecek ve tedbirler konusunda çalışanlarını bilgilendirecek ve eğitecektir.Bu şekilde kişilerin kendi sağlıklarını koruma güvenliklerine önem verme bilincine erişmesi ve toplumsal olarak iş sağlığı ve güvenliği kültürünün gelişmesi mümkün olabilir. Diğer bir söyleyişle bu konuda bilinçlenme ve kültür arttıkça iş sağlığı ve güvenliği de sağlanmış olacaktır.
Az tehlikeli ve on kişiden az çalışanı bulunan işyerlerinin iş sağlığı ve iş güvenliği bakımından taşıdıkları risk de daha düşük olduğu için bu hizmeti işveren veya işveren vekili yapabilir.Bu gerekçelerle 29 Haziran 2015 tarihli ve 29401 sayılı R.G. te İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik yayınlanmıştır. Bunun için yönetmelikte belirtilen eğitimin tamamlanması gerekecektir. İşyeri hekimlerince yerine getirilecek sağlık gözetimi ve iş güvenliği uzmanlarınca yerine getirilecek çalışma ortamı gözetimi dışındaki iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri bu konuda eğitim almış işveren veya işveren vekilince sisteme ( İSG-KATİP) kayıt olmak suretiyle yerine getirilebilecektir.
Günümüzde iş sağlığı ve güvenliğinde tepkisel geleneksel yaklaşım yerine önleyici çağdaş yaklaşım benimsenmektedir, yani, iş sağlığı ve güvenliğinde mevzuat, hukuki teftişlerden ziyade , hizmet, eğitim, sosyal iletişim ön plana geçmiştir.Bu anlayışla iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının sürekli denetlenmesi ve güncellenmesi gerekecektir. İşveren çalışanlarını iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilgilendirmek, işyerinde risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür.
İş kazası ve mesleki hastalıklardan korunmak için risk değerlendirmesi yapmak bunun için de öncelikle yapılması gereken mevcut ve muhtemel olan tehlikelerin belirlenmesi ve tanımlanmasıdır. Bu risklerden korunma yöntemleri dört başlıkta toplanmaktdır: Mühendislik çalışması , yani bir işyerinin iş sağlığı ve güvenliğinin gelişmesi için risk değerlendirmesi dairesel döngü sürecinin sürekli olarak yenilenmesi ; Mühendislik çalışmalarını takviye eden ,destekleyen İkna ve Teşvik Çalışmaları ; Yapılacak işe uygun çalışanın seçilmesi, iş yerinin erkonomik açıdan daha uygun hale getirilmesi ; ve riskleri önlemek için başvurulacak son yöntem olan disiplin önlemleridir.
İşçi işveren ve işyerine bir bütün olarak baktığımızda üretimi arttırmanın kaliteyi yükseltmekle kaliteyi yükseltmenin iş güvenliği ile maliyet ile eğitim ile yakın ilişkisi vardır. Ramak kala olay dediğimiz ve muhtemel kazaların habercisi durumlar önemsenmelidir. Örneğin, “Az daha düşüyordum” diyen bir işçisine , müşterisine ya da misafirine işveren “Geçmiş olsun, Allah korumuş” demek dışında bir şey dun demiyor ve yapmıyorsa işveren ya da vekili o işyerinde iş güvenliği açısından bir sorun ve tehlike var demektir. “Nerede düşüyorsun?” , “Neden düşüyordun?” vb. sorularla sorunu ve nedenini tam olarak öğrenmeli ve gereken önlemi derhal almalıdır. Yerler ıslak ve zemin kaygan olduğu için düşme tehlikesi atlatılmış ise ıslaklık giderilmeli ve “Kaygan Zemin” uyarıcı levhası görünen kısma konulmalıdır. Benzer durumlarda yine benzer tehlike ve kazaların yaşanmaması için bu tedbirleri anında alacak personel belirlenmeli ve gerekli uyarı yapılmalı ve eğitim verilmelidir.
Çalışanın mesleki yeterliliğinin bulunmaması, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, sinirlilik, tez canlılık, kendisine verilen ve o işi yaparken kullanması gereken koruyucu donanımı kullanmama alışkanlığı vb. davranışlar… “Tehlikeli davranışlar”a ; Uygunsuz istifleme, kötü aydınlatma, kaygan zemin, bozuk zemin, yetersiz havalandırma vb. durumlar “Tehikeli Durumlar” a örnek gösterilebilir.
Tüpgazda kaçak olup olmadığını anlamak için sabun köpüğü kullanmak yerine kibrit ya da çakmakla kontrol etmek ; eğitimi ve ehliyeti olmadığı halde gereksiz bir özgüvenle iş makinasını kullanmaya kalkmak ; yıllardır aynı işi yaptığına güvenerek sigortayı indirmeden elektrik tamiratı yapmak ..vb. sıkça duyduğumuz tehlikeli davranışlardır. Bu tehlikeli davranış ve durumlar önlenebilir mi?
İş kazalarının %98 i çalışanların tehlikeli davranış ve durumlarından kaynaklandığı, bunun da yarısından fazlasının kolay ve basit tedbirlerle önlenebileceği , geri kalanın önlenebilmesi için de sistematik çalışmanın yapılması gerektiği İLO ( Uluslararası Çalışma Örgütü) istatistiklerinden anlaşılmaktadır. Bu noktada anlamamız gereken ; işverenin koruyucu donanımı işyerinde bulundurmasının, donanımın kullanılmasını çalışanından istemesinin, eğitim ve talimat vermesinin iş sağlığı ve güvenliği açısından önemi büyük ise de yeterli olmayacağıdır. İşveren , “Ramak kala” olaylardan başlayarak tehlikeli durumları zamanında ve doğru tespit etmek ve derhal gerekli tedbirleri almak ; ayrıca ve en önemlisi çalışanların bu tedbirlere riayet edip etmediğini sürekli olarak kontrol etmek ; bilgilendirme ve eğitim çalışmalarını da yeterli ve düzenli bir şekilde yapmak ya da yapılmasını sağlamak durumundadır.
%2 ile ifade edilen ve henüz sebebi ya da çözümü bulunamayan kısaca önlenemeyen durumlar için- araştırmaya ve önlemeye azami gayret göstermek kayıt ve şartı ile - “kaza” diyebiliriz, “mukadderat” diyebilir, “dua” edebiliriz. Ancak iş kazaları %98 “önlenebilir” olduğu , aynı şekilde gerekli iş sağlığı ve güvenliği tebirleri alınarak meslek hastalıkları da “ önlenebilir” olduğu istatistiki araştırmalarla kanıtlanmış olduğuna göre, yapılması gereken bu konuda “yapılması gerekenler”i doğru olarak yapmak ve yanlışı önlemektir. Doğru olarak yapmak da akıl ve bilim neyi gerektiriyorsa onu yapmaktan geri durmamakla mümkündür. Ücret, sosyal haklar, iş sağlığı ve güvenliği konusunda en uygun çalışma ortamıyla , sürekli ve bilimsel eğitim ile ancak riskler minimize edilebilir, maliyetler düşürülebilir, kaliteli mal ve hizmet üretilebilir. Bu şekilde çağdaş bir anlayışla gözetim ve sadakat borcunun layıkıyla yerine getirildiği bir ortamdan huzur ve barışın uzaklaşmasına da bir neden yoktur.



06.05.2016



İhsan BERKHAN (*)

  • Paylaş:

0 Yorum

Henüz onaylanmış yorum yok! Yazıya ilk yorumu siz yazarak düşüncelerinizi diğer kullanıcılarla paylaşabilirsiniz.

Yorum Yaz