practice

30 Yılı Aşan Fiili Hizmet Süreleri Yönünden Emeklilik İkramiyesi

Anayasa Mahkemesi’nin 2013/111 E, 2014/195 K, 25.12.2014 tarihli kararıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emekli Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı’nın 22.01.2015 tarihli ve 48.461.520 sayılı işlemi ile 30 yılı aşan hizmet süresi yönünden emekli ikramiyesi ödenmemesi sonucunu doğuran yasal düzenlemeyi Anayasaya aykırı bularak iptal edilmiştir. İşbu karar 07.01.2015 tarih ve 29229 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır. İşbu karara http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/01/20150107-9.pdf adresinden ulaşılabilir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla birlikte pek çok kişinin 07.01.2015 tarihinden önce emekli olup da 30 yılı aşan hizmet yılı süreleri yönünden emekli ikramiyesi almasının önü açıldı. Danıştay 2016/223 E, 2016/583 K, 17.02.2016 tarihli kararı ile 30 fiili hizmet yılından fazla süreler için ödenecek emekli ikramiyesinin, emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutar üzerinden hesaplanarak ödenmesine ilişkin davada onama kararı verdi.
Bu süreçte yapılması gereken SGK’ya bir dilekçe ile başvurmak ve SGK’nın dilekçeye cevap vermesini beklemek olacaktır. Başvurunuz üzerine SGK ret cevabı verir veya 60 günlük süre içinde hiç cevap vermez ise ret cevabından veya cevap verilmeyen 60. Günün sonundan itibaren İdare Mahkemesi nezdinde dava açılması gerekmektedir. Dava açma sürelerin kaçırılmamasına dikkat edilmelidir. Hukuk davalarında sürelerin oldukça önemli olması sebebiyle vatandaşların hak kaybı yaşamaması için bir avukat meslektaşımız ile davasını takip etmesini tavsiye ederiz. Büromuz da bu konuda hukuki yardıma ihtiyaç duyanlara hizmet vermektedir. Aşağıda konu ile ilgili verilmiş idare Mahkemesi kararı ile Danıştay kararını bulabilirsiniz.
T.C. ANKARA 12. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2015/484
KARAR NO: 2015/1025
DAVACI: …..
VEKİLİ: ……
DAVALI: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ: …….
DAVANIN ÖZETİ: 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli olarak, emekli maaşı almaya hak kazanan davacının 30 hizmet yılından fazla geçen süreler için de emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emekli Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı'nın 22.01.2015 günlü, 48.461.520 sayılı işleminin 30 yılı aşan hizmet süreleriyönünden emekli ikramiyesi ödenmemesi sonucunu doğuran yasal düzenleme Anayasa Mahkemesinin 25.12.2014 gün ve E:2013/111, K:2014/195 sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği, anılan kararın 07.01.2015 gün ve 29229 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, isteminin oluşan yeni hukuki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği iddiasıyla iptali ile fazla hizmet süresine göre hesaplanacak emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürütülemeyeceği, bu nedenle haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 12. İdare Mahkemesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli olarak, emekli maaşı almaya hak kazanan davacının 30 hizmet yılından fazla geçen süreler için de emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emekli Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığınca tesis edilen işlemin iptali ile fazla hizmet süresine göre hesaplanacak emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. 08.06.1949 tarih 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun, 17.01.2012 tarih ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen 89. Maddesinin 4.fıkrasında; "Yukarıdaki fıkralara göre verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler ile mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkatealınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz." hükmü yer almaktadır.
Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin 19.7.2013 günlü, E: 2013/296 sayılı kararıyla, uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak olan ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinin 4. fıkrasında yer alan ''... verilecek emeklilik ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler ... dikkate alınmaz.'' hükmündeki ibarenin Anayasaya aykırı olduğu kanaatine ulaşıldığından, Anayasanın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 40. maddeleri uyarınca söz konusu ibarenin iptali istemiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verildiği, itiraz konusu ibarenin Anayasa’nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırı aykırı bulunarak, Anayasa Mahkemesi'nin 07.01.2015 tarih ve 29229 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.12.2014 tarih ve E:2013/111, K:2014/195 sayılı kararı ile iptal edildiği görülmektedir.
Dosyasının incelenmesinden; Anayasa Mahkemesi'nin 25.12.2014 tarih ve E:2013/111, K:2014/195 sayılı kararı üzerine, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli olarak, emekli maaşı almaya hak kazanan ve 30 hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi alan davacının, 30 hizmet yılından fazla geçen süreler için de emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun " ... iptal kararında kararın yürürlüğüne ilişkin olarak herhangi bir süre verilmemiş ve 25/12/2014 tarihli iptal kararı yayımı tarihi olan 07/01/2015 tarihinden itibaren hüküm ve sonuç doğurmaya başlamıştır. Diğer taraftan, Anayasanın 153.maddesinde iptal kararlarının geriye yürümeyeceği hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, söz konusu iptal kararı Resmi Gazetede yayımlandığı 07/01/2015 tarihinden itibaren geçerli olup, bu karar 07/01/2015 tarihinden önce aylık başlangıcı olan emekliler ile dul ve yetimlerini kapsamamaktadır. Bu nedenle, tarafınıza Anayasa Mahkemesi kararının yürürlük tarihi olan 07/01/2015 tarihinden önce aylık bağlanmış olması nedeniyle, talebiniz doğrultusunda 5434 sayılı Kanunun değişik 89.maddesi hükmü esas alınarak 30 yıldan fazla sürelerinize emeklilik ikramiyesi ödenmesine imkan bulunmadığı ..." gerekçesiyle reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kanun gücünü kullanan idarenin, idari işlem olarak ortaya çıkan açıklamalarının mutlaka hukuksal bir temelinin bulunması ve varlıklarını da bu temele dayalı olarak sürdürmeleri gerekmektedir. Buna idarenin kanuniliği ilkesi denir. Kanunilik ilkesi, idarenin işlem ve eylemlerinin kanuna uygun olmasının yanı sıra, işlem ve eylemlerinin kanuna dayalı olarak gerçekleşmesini de içerir. İdarenin, kanunla düzenlenmemiş, ya da uygulaya geldiği kanun tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmış bir alanda faaliyette bulunmayacağı gibi, faaliyette bulunabilmesi için de kanundan aldığı yetkiye sahip olması, ya da sahip olduğu yetkinin devam ediyor olması gerekmektedir.
Hal böyle olunca, başlangıçta var olan bir yasa hükmüne dayalı olarak kullanılan bir yetkinin yasal dayanağının hukuka aykırılığı nedeniyle sonradan ortadan kalkması, bu yasal yetkiye dayalı olarak gerçekleştirilen işlemlerin, zincirleme olarak sakatlanmasına neden olur.
Uyuşmazlığa gerekçe gösterilen, Anayasa Mahkemesi kararında "nitelikleri ve durumları özdeş olan iştirakçiler aynı konumdadırlar. Ancak, itiraz konusu ibareye 30 yıl ve daha az çalışanlar ile fazla çalışanlar arasında anlaşılabilir ya da makul, adil ve haklı bir nedene dayanmayan bir ayrım öngörülmüştür. Bu durum, Anayasanın 10. maddesinde öngörülen kanun önünde eşitlik ilkesini ihlal etmektedir" denilerek ibarenin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Anayasa'nın 153. maddesinde; "iptal kararlarının geriye yürümeyeceği" kuralına yer verilmiş, davalı idarece davaya konu işleme bu kural gerekçe gösterilmiş ise de; anılan hükmün burada uygulanması mümkün olmamaktadır. Zira; davacı yeni bir hak kazanmamıştır. Başka bir ifade ile Anayasa Mahkemesi kararı ile yeni bir hak inşa edilmemektedir. Aksine var olan bir hak önceki mevzuat ile elinden alınmış, var olan bu hakka ancak "iptal" kararı ile kavuşmuştur. Bu sebeple, davacı, Anayasa Mahkemesi kararı ile birlikte geçmişte elde edemediği bu hakkını talep etme olanağı elde etmiştir. Aksi yorum, Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen eşitlik ilkesinin, bu kez Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümez kuralı karşısında önceden emekli olanlar ile bu karardan sonra emekli olanlar arasında yeniden ihlal edilmiş olacağı ve bunun da sosyal güvenlik hakkına ve hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturacağı açıktır.
Bu durumda; davacının 30 yılın üzerindeki hizmeti için emekli ikramiyesi ödenmemesine ilişkin işlemin dayanağını oluşturan 08.06.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 17.1.2012 günlü, 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 89. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan; "…verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler…"ibaresininAnayasa Mahkemesi'nin 07.01.2015 tarih ve 29229 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.12.2014 tarih ve E:2013/111, K:2014/195 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle 5434 sayılı Kanuna tabi görev yapmış kişilerin emekli ikramiyesinin hesaplanmasında yer alan 30 yıllık süre sınırlamasının yasal dayanağının ortadan kalktığı, dolayısıyla mevcut yasal durum itibariyle davacıya 30 yılın üzerindeki hizmetleri için de emekli ikramiyesi ödemesi yapılması ve bunun için tahsis dosyasının incelenerek 30 yıldan fazla çalışma süresinin tespit edilip, bu sürenin karşılığı ikramiye tutarının emekli olduğu tarihteki değerler dikkate alınarak hesaplanması ve 30 yıldan fazla olan sürenin ne kadarının hangi gerekçe ile hesaba alınamayacağının açıkça ortaya konulup davacıya bildirilmesi gerekirken, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği gerekçesinin belirtilerek başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacının başvurusunun değerlendirilerek, 30 hizmet yılından fazla geçen hizmet süresine göre hesaplanacak emekli ikramiyesinin hesaplanarak başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, 30 hizmet yılından fazla geçen hizmet süresine göre hesaplanacak emekli ikramiyesinin hesaplanarak başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 95,50 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 750,00 TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya verilmesine, bu kararın kesinleşmesinden sonra posta ücreti avansından artan miktarın davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere, 30/06/2015 tarihinde karar verildi.

T.C. DANIŞTAY 11. DAİRE
Esas No: 2016/223
Karar No: 2016/583
Temyiz İsteminde Bulunan (Taraflar) :
1- Davacı :
Vekili :
2- Davalı : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili :
İstemin Özeti : Ankara 12. İdare Mahkemesinin 8.10.2015 tarihli ve E:2015/902; K:2015/1425 sayılı kararının; taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Taraflarca, savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hâkimi : Veli Yılmaz
Düşüncesi : Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemlerinin reddi ile kararın, 30 fiili hizmet yılından fazla süreler için ödenecek emekli ikramiyesinin, emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutar üzerinden hesaplanarak ödenmesine ilişkin kısmın aynen, iptal ve kabule ilişkin kısmının ise sonucu itibarıyla onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli aylığı bağlanarak 30 fiili hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi ödenen davacının, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine, 30 fiili hizmet yılından fazla geçen süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesi isteğiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali, yoksun kaldığı ikramiye tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; davacının var olan ve önceki mevzuat ile elinden alınan hakka Anayasa Mahkemesinin kararı ile yeniden kavuştuğu, geçmişte elde edemediği bir hakkı talep edebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; 30 fiili hizmet yılından fazla hizmet süreleri için emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan değerler dikkate alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali ile mahrum kalınan emekli ikramiyesi tutarının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması; davacı tarafından ise, 30 fiili hizmet yılından fazla süreler için ödenecek emekli ikramiyesinin, ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutar (güncel değer) yerine emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutar üzerinden hesaplanarak ödenmesi yolundaki gerekçesinin düzeltilerek onanması istenilmektedir.
Davacı temyiz istemi yönünden;
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 6270 sayılı Kanun ile değişik 89. maddesinin 1. fıkrasında, hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığının emekli ikramiyesi olarak verileceği kuralı öngörülmüştür.
30 yılın üzerindeki hizmet süresine karşılık gelen emekli ikramiyesinin hesabında da mevcut yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, davacının temyiz isteminde hukuki isabet görülmemiştir.
Davalı İdarenin temyiz istemine gelince:
Anayasa Mahkemesinin 25.12.2014 tarih ve E:2013/111, K:2014/195 sayılı kararı ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen 89. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; '' ...verilecek emeklilik ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler" ve bu ibarenin devamındaki "ile" ibaresinin iptaline karar verilmiş, bu karar 7.1.2015 tarihli ve 29229 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, Yasama Organına yeni bir düzenleme için Anayasa Mahkemesi tarafından herhangi bir süre verilmediğinden, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve 30 yılın üzerinde bulunan hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmemesine ilişkin işlemin yasal dayanağını ortadan kaldırmıştır.
Uyuşmazlıkta; emekliye ayrılırken 30 fiili hizmet yılı için emekli ikramiyesi ödenmiş olan davacının, 30 hizmet yılından fazla geçen süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesi isteğiyle yaptığı başvuru; Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı uyarınca idarece reddedilmiştir.


Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan, doğumu anında hukuka uygun olarak tamamlanmış ve böylece kişiye özgü, lehe sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği veya işlemin geri alınması gibi nedenlere rağmen, hukuk düzenince korunması gereken haklara yönelik olup, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş bir düzenlemeyle ilgili uyuşmazlıkların, Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmeleri Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecektir.
Bu bağlamda; 30 fiili hizmet yılından fazla süreler için emekli ikramiyesi ödenmesine engel olan yasal düzenlemenin, Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle oluşan yeni hukuki duruma göre, davacıya 30 yılın üzerinde bulunan hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptali ile 30 fiili hizmet yılından fazla süreler için emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutar dikkate alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, taraflar temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali ile mahrum kalınan emekli ikramiyesinin başvuru tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen gerekçe ile sonucu itibarıyla; emekli ikramiyesinin hesabında emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutarın esas alınmasına ilişkin kısmının ise yukarıda yer verilen açıklama ile ONANMASINA; kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.2.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • Paylaş:

0 Yorum

Henüz onaylanmış yorum yok! Yazıya ilk yorumu siz yazarak düşüncelerinizi diğer kullanıcılarla paylaşabilirsiniz.

Yorum Yaz